Submitted by: sdemir   Date: 2010-01-18 20:31
Antioksidanlar kalbimizi korur mu?
Prof. Dr. E. Murat Tuzcu

Kalp sağlığını koruyor diye övülen vitamin haplarının yararlarını ünlü bir uzmanın ağzından da duysak düşünmeliyiz. Araştırmalar hap almak yerine vitamin ve antioksidanlardan zengin besinler yememizi söylüyor. Her gün meyve ve sebze yiyenlerde, kalp krizi riskinin üçte bir, inme riskinin ise üçte iki oranında düştüğü biliniyor

Çeşitli etkenlerle yörüngesindeki bir elektronu kaybedip serbest radikal haline gelen molekül, damarın içini döşeyen hücreleri tahrip eder. Aynı zamanda kötü kolesterolü de etkileyip azdırır. Böylece okside olan kolesterol, zedelenen sıvayı geçip duvarın içine girer. Besinlerdeki antioksidanlar bu tahribatı onarıp damar sertliğine karşı savaşırlar.

Gazetelerde, dergilerde gün geçmiyor ki vitamin haplarının, antioksidanların veya destekleyici ‘doğal ürünler’in yararlarını anlatan bir yazı çıkmasın. Bu maddeler sağlık otoriteleri tarafından ilaç olarak kabul edilmediği için sıkı denetim ve kontrollerden geçmiyor. Piyasaya sürülmeden önce yararlarının kanıtlanması ve yan etkilerinin kabul edilebilir düzeyde olduğunun gösterilmesi gerekliliği yok. Her derde deva olarak sunulan bu ürünleri methedenler kervanına zaman zaman hekimlerin de katıldığı oluyor.

Antioksidan ne demek?
Hücrelerimizin en küçük parçası atomlardır. Atom bir çekirdek ve çevresinde dönen elektron parçacıklarından oluşur. Atomu, topları başının üstünde çeviren bir cambaza benzetebiliriz. Birçok çevresel etken, örneğin hava kirliliği, sigara, mikroplar bu toplardan birini, döndüğü yörüngeden çıkartabilir. Elektrodunu kaybeden atomun dengesi bozulur. Serbest radikal adı verilen bu atom sağa sola saldırmaya, etrafını tahrip etmeye başlar. Bu olay en çok oksijen atomunun başına geldiği için ‘oksidasyon’ denir. Okside olmuş atomları tamir edip tahribatı önleyen maddelere ‘antioksidan’ denir. Yeşil yapraklı sebzelerde, birçok meyvede, çeşitli kuru yemişlerde, işlenmemiş tahıllarda bolca bulunan E ve C vitamini ile A vitaminine dönüşen beta karoten, doğal antioksidanlardır.
Vitaminden zengin besinlerin sağlıklı bir yaşamın anahtarı olduğunu gösteren birçok çalışma var. Örneğin yaklaşık 90 bin kadının 8 yıl süreyle izlendiği, Hemşire Sağlık Çalışması adlı araştırmada, her gün bol, çeşitli meyve ve sebze yiyenlerde, kalp krizi riskinin üçte bir, inme riskinin ise üçte iki oranında düştüğü saptandı.

Peki ya vitamin hapları?
‘Her gün sebze, meyve yiyeceğimize vitamin hapı alsak olmaz mı?’ diye soranlar az değil. Önceleri, kendi kendilerine bu hapları kullananlar ile hiç kullanmayanlar karşılaştırıldığında, vitamin veya antioksidan alanlarda kalp krizi ve ölümlerin daha az olduğu görüldü. Fakat verilere biraz daha dikkatli bakan bilim insanları, ‘Acaba bu sonuç vitamin haplarına değil de, vitamin alanların genel olarak daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine bağlı olmasın?’ diye sorguladı. Bu şüpheyi ortadan kaldırmak için daha güvenilir olan bir araştırma yöntemi kullanmaya başladılar.
Bir grup insanı ‘randomizasyon’ denilen bir yöntemle rasgele iki gruba ayırıp bir gruba denedikleri ilacı, diğer gruba dış görünüşü aynı olan, ama içinde etkin maddesi olmayan boş ilaç (plasebo) verdiler. Çoğu araştırmada ilacı alan da, ilacı veren de hapın gerçek mi, yalancı mı olduğunu bilmiyordu. Araştırmaların çoğu bu hapların kalp damar hastalıklarına karşı bir yararı olmadığını gösterdi. Danimarkada’ki Kopenhag Üniversitesi öğretim üyeleri bu yöntemle yapılmış, 233 bin kişiyi içeren, 68 araştırmayı bir araya getirip inceledi. A, C, E vitaminlerinin, beta karoten ve selenyumun hiçbir kalp koruyucu etkisi olmadığı ortaya çıktı. Bazı durumlarda beta karoten, A ve E vitaminlerinin zararlı bile olabileceğini düşündüren veriler vardı.

Vitaminlerin rolü nedir?
Son 10 yılda yapılan araştırmalar ‘vitamin haplarının kalp koruyucu etkisi yok’ diyen bulguları destekler sonuçlar verdi. 1997’de ABD’de yaşayan 15 bin erkek doktor 4 gruba ayrıldı. Birinci grubun yarısına C vitamini, yarısına boş hap verildi. Diğer gruplarda, benzer yöntemlerle E vitamini, beta karoten ve birçok vitamini içeren bir multivitamin hapı denendi. Sekiz yıllık takibin sonunda, vitamin alanlar ile boş hap alanların kalp krizi ve ölüm oranları aynıydı.
Benzer büyüklükte bir araştırma da kadınlar üstünde yapıldı. Sekiz binden fazla kadın 3 gruba ayrıldı. Her bir grupta bir vitamin hapı, boş ilaçla karşılaştırıldı. Tedavi başladıktan 9 yıl sonra yapılan değerlendirmede, beta karotenin, E ve C vitaminlerinin kalp damar sağlığı üstünde hiçbir koruyucu etkisi olmadığı gösterildi. Bu iki büyük çalışma, daha önce Avrupa’da benzer yöntemlerle yapılmış olan araştırmaların sonuçlarını teyit etti.


Araştırmalar sebze meyve yenilmesinden yana
Vitamin hapı yerine sağlıklı beslenme
Araştırmalara bakınca, hap olarak alınan vitaminlerin kalp koruyucu etkileri olmadığı, hatta bazı olumsuz etkileri olabileceği görülüyor. Beta karotenin bazı durumlarda zararlı olabileceğini, E vitaminin kolesterol düşürücü ilaçların etkilerini azaltıcı etki yapabileceğini gösteren deliller var. Tüm bu bilgilere rağmen vitaminler, antioksidanlar niye hâlâ kalp koruyucu olarak sunuluyor?
Her derde deva doğal ürünler, tarihin her döneminde büyük ilgi görmüş. Bugün olduğu gibi eskiden de bu ilgiyi kullanıp para ve şöhret sahibi olanlar hiç de az değil. Bu fenomenin birçok nedeni var. Hastalıkların nedenleri karmaşık, tedavileri zor. Tedaviyi belirleyen hekim bir otorite simgesi. Hastanın bu sürecin belirlenmesinde ve kontrolünde çoğu zaman hiçbir gücü yok. Kitlelerden uzak, fildişi kulelerde yaşayan bilim insanlarına ve otoriteye karşı var olan güvensizlik, büyük ilaç firmalarına karşı duyulan şüphe, alternatif tedavi seçeneklerine ilgiyi artırıyor. Vitaminlerden ve antioksidanlardan zengin beslenenlerin sağlıklı olduklarını gösteren anektodlar kanıt olarak sunulunca, zaten kolay bir çözüme hazır olan insanları zor olmadan ikna edebiliyor.
Kalp sağlığını koruyor diye övülen vitamin haplarının yararlarını ünlü bir uzmanın ağzından da duysak, durup düşünmekte yarar var. Sağlığımızla ilgili tavsiyeleri uygulamadan önce, kanıtların ne olduğunu sormalıyız. Bugün için kanıtlar hap almak yerine bol bol, vitamin ve antioksidanlardan zengin besinler yememizi söylüyor.


Para verip aldığımız vitamin hapları, yeşil sebze, meyve, kuruyemiş, kepekli tahıllar yiyerek aldığımız vitamin ve antioksidanların yerini tutmuyor. Akıllı beslenirsek hem paramız cebimizde kalır hem de sağlığımızı koruruz.
---
milliyet 18 Ocak Pazartesi 2010
Tagler: Antioksidan,  Kalp

Comments: (0)

Henüz yorum yapılmamış